Gülbeyaz (Her bir bölümünde ağladığım o dizi)
Nerden başlayıp da yazsam bilemedim. Yıllar önce ilkokula giderken izlediğim dizi, olayları yer yer hatırlasam da Kadir ve Gülbeyaz’ın aşkı hafızamda mıh gibi kalmış ki herhangi bir yerde küçük bir yerine denk gelsem bile bir hüznü olurdu ki sonunda baştan sona şu anki bilincimde izledim ve bayıldım bayıldım yine yeniden. Aşkın belki de en güzel işlendiği dizilerimizden biri olabilir. Dram komedi işi olsa dahi her bölüm istisnasız ağladım nedenini bilmeden o dönemlere duyduğum bir özlemden mi yoksa konunun işleniş biçimi mi o eski filtresiz İstanbul görüntüleri mi oyunculukların en küçüğünden büyüğüne doğallığından mı bilemiyorum. Ne güzel yazılmış her bir karakter boşuna orda değil yüreğe dokunan bir hikâyesi nahifliği var. Gülbeyaz kaptan, Kadir oşinografi okumuş dalgıç, Hami futbolcu olmaya çalışıyor, Tahir önce asker sonra tersane, Zeynep popçu hayranı, Neşe konservatuar okuyor, küçük çocukların okula alışma süreçleri, Kazım müteahhit nahif kötümüz, babaların kaptanlıktan bakk...